1 2 3 4 5 6 7a 7b 7c 7d 7e 7f 7g 7h 7i 7j 7k 8 9 10 11 12 13
Büyük bir sırrı açıklamadığımı biliyorum. Yine de bu ilkenin ne kadar önemli olduğunu sık sık gözlemlediğim için bahsetmeden geçemiyorum. Ne de olsa bir şeyi gizlemenin en iyi yolu onun doğal özelliklerinden yararlanmaktır. Kırmızı bir gülü kırmızı güller arasında saklarsınız. Hayatımızda öneme sahip pek çok ilke de, aslında bilinmeyen şeyler değil, binlerce küçük doğrular arasında gözden kaçırdığımız doğrular onlar.
Heyecan duymak güzel bir şeydir, algımızı keskinleştirir, yeteneklerimizi doruğa çıkarır, ama bir sınırdan sonra bu etkiler kaybolur ve normal yetenek seviyemizi bile yakalayamaz hale geliriz.
Bu konuda resmi çok daha net ortaya koyacak bir alıntı yapmak istiyorum. Malcolm Gladwell adlı çok beğendiğim bir yazardan. Gladwell’den, sosyal gerçeklikle ilgili çalışmaları bir roman akıcılığında ele aldığı iki kitap okudum: “Blink” ve “Tipping Point”. Aşağıdaki alıntı Blink’ten benim çevirimle:
“Eski bir yarbay ve ‘On Killing’in yazarı olan Dave Grossman, optimal “tahrik” seviyesinin – stresin performansı artırdığı aralık- kalp atışlarımızın dakikada 115 ila 145 arasındayken gerçekleştiğini iddia eder. Grossman, şampiyon nişancı Ron Avery’nin kalp atışlarını ölçtüğünde, Avery sahada atış yapıyorken nabzının bu aralığın üst kısmında olduğunu söylüyor. Basketbol yıldızı Larry Bird, oyunun kritik anlarında salonun sessizleştiğini ve oyuncuların ağır çekimde hareket eder gibi göründüğünü söylerdi. Onun da Ron Avery’nin performansı sırasında sahip olduğu kalp atışı seviyelerinde oynadığı açık. Ancak çok az oyuncu sahayı Larry Bird’ün gördüğü kadar net görür ve bunun sebebi çok az kişinin optimal aralıkta oynamasıdır. Çoğumuz baskı altında “çok” tahrik oluruz ve belirli bir noktadan sonra bedenlerimiz fazlaca bilgi kaynağını kapattığı için yararsız hale gelmeye başlarız.
“Grossman’a göre, ‘145’ten sonra kötü şeyler olmaya başlar. Karmaşık hareket yetenekleri bozulmaya başlar. Bir işi bir elle değil de diğeriyle yapmak çok zorlaşır… 175’te bilişsel işlemenin tam bir iflasını görmeye başlarız… Önbeyin kapatır ve orta-beyin –köpeğinizinkiyle aynı olan beyin (tüm memeliler beynin bu parçasına sahiptir)- öne çıkıp önbeyinden kontrolü alır. Hiç kızgın ya da korkmuş bir insanla bir tartışmaya girmeyi denediniz mi? Yapamazsınız… Köpeğinizle tartışmayı denemekten bir farkı yoktur.”’
Bu alıntıda ağırlıklı olarak fiziksel yeteneklerden bahsediliyor ve profesyonel sporcular ele alınmış. Sıradan insanlar ve çeşitli yetenekler söz konusu olduğunda heyecan ya da stres seviyesinin nasıl etki yapacağı daha karmaşık olabilir. Kimi insan bazı yeteneklerinde minimal bir heyecan seviyesiyle iflas ederken, diğer yeteneklerinde çok daha yüksek heyecan seviyelerine kadar keskinleşme etkisini yaşayabilir. Bir yetenek bazı insanlarda azıcık heyecanla yok olurken başkalarında daha yüksek seviyelere kadar keskinleşmeye devam edebilir.
Önemli olan, temel yeteneklerinize ve bilgilerinize her durumda sahip olamayacağınızı bilmeniz ve bunu dikkate alarak çeşitli stres durumları için önceden kendinizi psikolojik olarak hazırlamanızdır. Herhangi bir sınav için son gece sabaha kadar çalışırsanız, sınav sırasında büyük olasılıkla rahat hissetmeyeceksiniz, heyecanlanacaksınız, kaygılanacaksınız ve iyi düşünemeyeceksiniz demektir. Belirli oranda zaten hazırlanmış durumdaysanız, son gece her zamankinden daha uzun bir uyku çekmek, başarı oranınıza çok daha fazla olumlu katkıda bulunabilir.
1 2 3 4 5 6 7a 7b 7c 7d 7e 7f 7g 7h 7i 7j 7k 8 9 10 11 12 13
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)

0 yorum:
Yorum Gönder